eski paşa hamamının duvarının dibinde
kocaman bahçesi olan ahşap bir evdi
ilk hatırladığım
yüksek kavakların dallarına kargalar konardı.
her akşam üstü çığlık çığlığa haykırışırlardı.
üstünden bir ömür geçti sivastaki çocukluğumun
istemezdim ama büyüyüverdim
şimdi o ahşap evin üstünden koca bir asfalt geçiyor
herşeyi eziyor
ama yine de seviyorum sivası
yıllar sonra gidip hasret gidermeyi
çifte minareli medresede çay içmeyi
buruciyede revnakların gölgesinde sohbet etmeyi
istasyon caddesinden hükümet meydanına çıkmayı
geçmişten geleceğe yolculuk yapmayı
cıbıllar parkının mavi tentelerinin altında oturup
çocukluğumu hatırlamayı
hala orada duruyor
bana çarpıp kafamı gözümü dağıtan salıncak
hala çalımla sallanıyor
çoluğa çocuğa caka satarak
nerde benim elimden tutup haşlanmış mısır alan babacığım
komşumuz hüseyin dede
benim güzel anılarım, arkadaşlarım
çocukluğum
nerede
Güzeldi çocukluklarımız...
YanıtlaSilSevgili gia
YanıtlaSilKonuyla tamamen ilgisiz bir yorum olacak ama,
bugün yorumlarını görünce yazmam gerektiğini hissettim :)
blogla ilgili şöyle bir sıkıntım var
Artık (maalesef) içimden geldiği gibi yazma imkanım kalmadı
Özel hayatımın çalkantılarını beni takip eden blogcular bilir
Ve bu özel hayatımın özelleri (:D) maalesef nerede blog açarsam açayım yazılarımı bulabiliyorlar
Bütün istediğim hakkında yazı yazdığım insanların beni okumaması iken bir anda "şu yazı da bahsettiğin kim?" sorusu ile başbaşa kalabiliyorum
En büyük sıkıntım bu
Bunun yanında işlerimin inanılmaz yoğunlaşması da vakitsizlik yarattı
Bu iki sıkıntının bir araya gelmesi sonucuuuuu,uzun süredir yazmıyorum,yazamıyorum ve en çok da yazmak istemiyorum
Vakit ve enerji bulup tekrar yazmaya başladığım gün (mecburen blog üzerinden olmadan) ben de mail adresi olan veya face üzerinden, blogcu arkadaşlarıma haber vereceğim
face den bulmak istersen Alper Ertürk diye aratırsan meşhur resmim karşına çıkacaktır :)
Ya da alpernatiftr@gmail.com genel de kullandığım mail adresi
İlgin için kocaman teşekkür
Not:
şiirimsileri boşlama :))